Skip to content
Yazı Renkleri
Bulunduğunuz sayfa: Anasayfa arrow Haberler arrow Tuncer AVCI ile yaptığımız söyleşimiz
Tuncer AVCI ile yaptığımız söyleşimiz
Röportajlar 3 içerik özeti 1.)Köyden kaç yılında çıktınız?
 
Köyden ailece 1974 yılında çıktık. Göle’ye taşındık.Aynı yıl ben Cilavuz’da öğretmen Okuluna başladım. İlkokulu köyde bitirdim. İlkokul sonu aynı zamanda köyden ayrıldığım yıl oldu.
 
2.)Muş, Erzurum ve İstanbul da görev yaptığınızı biliyorum bu üç il arasındaki kültür farkı nedir?
 
Önce bu üç ilin kültürüyle yaşadığım  yerin kültürü arasındaki bağı değerlendireyim. İlk görev yerim Muş’un Tan Köyü idi. Ben de bir köylü çocuğuydum. Yabancılık çekmeyecektim. Ancak köyle ilk karşılaştığımda Türkeşen’in 50 yıl gerisine gitmiştim. Yol yok, elektrik yok, su,tuvalet yok. Okuma yazma yok, Türkçe konuşma yok. İşimin çok zor olduğunu o zaman anladım. Kültür adına bir şey diyemiyorum orası için. Bizim köyden ilk göreve başlayan, özellikle benim dönemim ve daha önceki tüm öğretmenler benzer durumu yaşamıştır. Erzurum’a gelince bizim kültürümüze daha yakın özellikler gördüm. Ancak Erzurum’da şehir merkezinde çalıştığım için kent kültürüyle de yakınlaşmış oluyorsun. Edebiyat hayatımı belirleyen dönem Erzurum’da olduğum dönemdir. Orada öğlene kadar öğretmenlik yaparken öğlenden sonra Üniversitenin Türk Dili ve Edebiyatı bölümünü kazanarak üniversiteye başladım. Burada Türkeşen için ilginç olan ya da zenginlik olan bir şeyden söz edeceğim.  1988 yılında Erzurum Atatürk üniversitesi bünyesinde Türkeşenli bir hoca, iki memur, iki hemşire, iki öğrenci vardı. Edebiyat  bölümünde ise benimle birlikte Türkeşenli iki kız  öğrenci ve Recep Şirin hoca bulunmaktaydı. Bu durum Erzurum’da köyün kültürünü yaşama olanağı veriyordu. İstanbul ise kültürel olarak en geri ile en ileriyi barındıran bir metropol. Sen kendini nereye konumlandırırsan orada olabiliyorsun. Bir de İstanbul da paranın imparatorluğu var. Örneğin çorap fabrikası olan adam özel okul açabiliyor. Ya da ilkokul mezunu bir esnaf Boğaziçi mezunu iki dil bilen birini yanında garson olarak çalıştırıyor. Bunu kültürle nasıl yorumlayabiliriz bilmem.
3.)Kitaplarınız çok güzel ilk kitabınız Çınardaki Çıngırak tan başlayarak diğerlerini de kısaca anlatır mısınız?
 
Kitap olarak yaklaşık altı tane çalışmam var. Ancak ben en çok öykü dalında çalıştım. Hikaye diyelim. Bunun kaynağı köydeki söz kültürüne dayanıyor. Kışın elektiriğin olmadığı köy yaşamımızda akşamları gaz lambası ışığında bol bol konuşurduk. Söz söyleme sanatını iyi bilmemiz bana münazara(Konuşma) tarzında kitap yazdırdı. Yayınlanmış iki kitabım var. Bir de tiyatro kitabım müsvedde olarak basıldı. Onu yeniden yayınlayacağım. Sırada iki adet çocuk romanı bir de gezi kitabı hazır. Baskı için zamanı bekliyorum.Ayrıca bizim köydeki yaşamı ve kişileri içeren ikinci öykü kitabım şu anda basım aşamasındadır. Şubatta piyasaya çıkacak
.
4.)Çınardaki Çıngırak’taki Seyit Ali Beni Çok etkilemiştir Bu hikaye Yaşanmış mıdır?
Hikaye yaşamış ya da yaşanması olası olan olayları anlatan türdür. Ben ilk  öykü kitabımda her ana hikayenin içinde bir de iç hikaye yazdım. Seyid Ali bu iç hikayelerden biridir. Orada bir insan en büyük acıyı yaşarken bile  cahilce intikam almak yerine ağaç dikerek, köylülere, fakirlere yardım ederek bir mesaj veriyor. Yaşanmış mı desen hayır  bu bir kurgudur. Ama yaşadığımız töre cinayetleri bu hikayeyi doğrulamıyor mu?
5.)Şiirleriniz Çok güzel kendinizin örnek ve takip ettiğiniz bir yazar ve aşık var mıdır?
 
Şiir bizim her zaman denediğimiz bir yazı çeşididir. Ben Türkiye’de yaşamış ve şiir yazmamış hiçbir insan tanımıyorum. Her kes hayatının bir döneminde en az üç beş şiir yazmıştır.   Ben şiir üzerine inceleme yaparken çok çalıştım. Bu işin çok kolay olmadığını fark ettim. Hazırladığım bir şiir dosyasını kitap olarak bastırmaktan vaz geçtim.  Şiir bilgisi olmadan şiir yazmanın edebiyat anlamında yeri olmadığına karar verdim. O dosya bekliyor. Zaman zaman şairlerle konuşma imkanı buldum. Onların şiir poetikalarını konuştum. Şiirin zor bir sanat olduğunu analdım. Ahmet Haşim, Orhan Veli,  Dağlarca  ve Attila İlhan beğendiğim Türk şiir ustalarıdır. Tabii Nazım’ın yeri ayrı.Düşünce dünyama Nazım çok yer vermiştir.Bir şiirinde Arkadaşlar bakmayınMavi Gözlü olduğumaBen Asyalıyım Diye seslenir. Kültürel köklerimizi Asya’da olduğunu bildiğimden bu şiir çok sıcak geliyor bana. Aşık tarzı şiir yazmaya gelince o zaten hamurumuz bizim. Tufani adıyla yazdığım otuzdan fazla şiirim var. Hepsi hikayeli. Onlar da zaman zaman Türkleşen :com da yayınlanıyor.
6.)Yigitkonağı projeniz Bir hayal midir?
O benim için olsa çok iyi olacak bir hayaldir. Ama hayal olmadan hiçbir şey olmaz. Bütün buluşlar hayalden  gerçeye ulaşmadır. Ancak benim konak düşüncem parasal olarak büyük meblağ ister. İçinde internet cafe, toplantı salonu, muhtar odası, beş ailenin misafir olacağı banyolu, tuvaletli, mutfaklı misafir hane, köy kahvesi, okuma odaları vb. bölümler olan bir kültür merkezi projesidir. Gerçekleşse keşke. Bunu bir Avrupa birliği projesi olarak sunarak takip edecek bir köylümüz çıkarsa ve hayvancılığı geliştirme kapsamında bir labartuvar ve üretim merkeziyle birleştirerek projelendirse köy ekonomisine katkı yapacak hale gelir. İşte no zaman attığımız hayal taşı bir kurbağaya değer.
7.)Hiç Gercek hayattan esinlenerek Kitaplarınızda gercek yaşanmış bir hikayeniz var mı?
 
Olacak. İşte sizlerin ilham verdiğiniz kambur at . Tüm çocukların okuyacağı bir çocuk romanı oluyor. Gerçek bir hayat. Cevdet’le başlayan tüm köylülerin destek ve bilgi verdiği kambur at. Cevdet Polat’ın Askeriyenin tekeri hikayesi bir roman konusu olacak kadar değerli. Bunlar ilham kaynakları.  
8.)Yiğitkonağı ve insanlarına ne demek istersiniz?
Yiğit konağı insanı, aydındır, çağdaştır, laik cumhuriyet bağlıdır. Medenidir. 50 yıl önce kadın erkek birlikte düğün yapmış bir halktır. Bunlara benim söyleyeceğim değil onlardan alacağım var. Yiğitkonağı insanı bir ayağını köye diğer ayağını dünyanın her yerine koymuştur. Gelecekte daha iyi yerde olacaktır. O yüzden öze dönüşe evet, köye dönüşe evet, köylülüğe dönüşe hayır diyorum. 
9.)Derneğin Düzenlemiş olduğu gecesinde Derneğin hazırlamış olduğu Slayt Gösterisinde arkasına okumuş olduğunuz (De Göröm)şiirinin hikayesini ne?( Şiirle beraber) 

O da bir kurguydu. Benzerlerini çok gördüm. Bizim şehirde yaşayan büyüklerimiz köyden biri gelince onu görmeyi çok isterler. Bu durumu hepimiz yaşamışızdır. Ben bu ortak duyguya tercüman oldum.


10.)Dernek hakkındaki Görüşleriniz Nelerdir?
Derneğin kurulmasına çok sevinmiştim . Kuruluş toplantısına katıldım. Son kongresine geldim. İmkan olsa bütün kongrelerine katılmak isterim. Denek çok iyi çalışıyor. İzmitte bulunan köylülerimiz derneğe daha fazla sahip çıkarsa iyi olur. Yukarıda söylemiştim sanırım. Bir adım sonrasına bakarsan daha az şeyi görürsün. İki üç adım ötelerde daha çok şey görürsün. Derneği geleceğe taşımak önemli.Dernek iyi şeyler yaptıkça yolu açılır. Örneğin Derneğin sitesi çok önemli işler yapıyor. Başlangıcını üç dört ayında bu noktaya gelmesi iyi bir başlangıç. Benim dernekten tek isteğim bir daire alarak yerleşmesi. Sanırım bir gün gerçekleşir. Elimden geldiğince dernek çalışmalarına katkı sunmak isterim. Denek tüm Türkeşenlilerin üst şemsiyesidir. Küçük tartışmaların  uzağında durmalıdır.Gerektiğinde son sözü söylemelidir. 
11.)Köy ve Köylü kimdir Tartışması sizce Çok doğrumudur?
Bu tartışma yapılmalıdır. Bunun üzerine binlerce kitap yazılmıştır. Köylülük doğru tanımlanmalıdır. Ben tartışmayı gerçek zemine oturtmak isterim. Bu konuda Lenin Köylülük üzerine bir kitap yazmıştır. Köylünün ekonomi politiğini çok iyi anlatır.
12.) www.Yiğitkonagi.com Dernek sitesini beğeniyor musunuz? ne önerirsiniz?Site hakkında yukarıda yazdım. Derneğin  medyatik yüzüdür site. Ne kadar güzel olursa o kadar ilgi çeker. Bir gazete gibi düşünelim. Okur çekmek için yüzlerce çaba sarf edilir. Bunun için site içi yarışmalar, önemli duyurular, ilginç hikayeler, okuma köşeleri gibi bir çok konu koyulabilir. Hedef köylümüz olan her kesin internete girdiğinde önce bu siteyi tıklamasını sağlayacak bir süreç başlatmak. Günde 100 kişi girerse bu site yaşar. Ki sanırım günde ortalama 100  civarında giriş var siteye. Bu da iyi gelişmedir. Tabi site yöneticilerinin her geçen gün işi artıyor. Bir de sitecilik, o site bu site meselesi gibi kısır tartışmalar yapmanın doğru olmadığını yeri gelmişken söyleyeyim. Keşke birkaç tane site daha olsa. Düşünün Türkeşen .Com  kaç açılım yaptı. Eğer o olamasaydı, Yiğitkonağı .com da teknik bir sorun yaşandığında  elimiz kolumuz bağlı kalırdı. Bazı şeyler hayatımıza girdikten sonra çıkarmak çok zor olur. Örneğin cep telefonu olmadan önce yaşayabiliyorduk. Ama şimdi onsuz bir hayatı zor düşünürüz. Siteler tartışmasını yersiz buluyorum
 13.)Bu gün itibariyle www.yigitkonagi.com a yazacağınız bir konu var mı? Çok uzun yazdım. İnsanların bu kadar uzun yazıyı okuyacak zamanlarını olmadığını biliyorum.  
15.)Aşık Tufani’yi anlatır mısınız?
 
Aşık Tufani ilginç bir durum. Aşık tarzı bizim geleneğimizin bir parçası. Bu aslında hepimizin için bilinen bir şey. Ben edebi şiirler dışında aşık tazı hikayeli şiirleri Aşık Tufani Adıyla yazmak istedim. Tufani ismi ise eskiden yazdığım çevre içerikli masalın kahramanı olan Tufan Dededen gelmektedir.    Yeri gelmişken Yener Sezgin’den bahsedeyim. Bizim köyün Terekemecesini en iyi o anlatıyor. Aşık Yeneri mi diyelim. Böyle bir adet varya. Aşık Tufani uzun süre devam etmeyecek. Sitede bir nostalji olarak başladı. İsim açıklanınca  gizemi kayboldu gibi.

 Yiğitkonağı dernek sitesine başarılar diliyorum.

RÖPORTAJ ERDOĞAN ATMACA


***********************************************************

 

************************************************************



 


 

Duyurular

YÖNETİM KURULUNDAN

Değerli Türkeşen'liler saygı ve sevgilerimizi sunarak sizlere seslenmek istiyoruz.Bizler yeni yönetim olarak Gelecek kuşaklara İzmit'te de bir evimiz olsun amacıyla yola çıktık.Yardımlarınız için sizlere ulaşmaya çalışıyoruz. Ulaşamadığımız değerli köylülerimiz derneğimiz telefonuna ulaşarak yapacakları yardımları bildirirlerse çok memnun oluruz.Değerli köylülerimiz hepimizin bu yolda bütçemize göre elimizi taşın altına koymamız gerekiyor.Lütfen ilginizi bekliyoruz.Bizleri yalnız bırakmayınız. İzmitde 270 haneyiz alacağımız yer 100 bin Türk Lirası hadi el birliği ile alalım kiradan kurtulalım.Hepinize şimdiden teşekkür ederiz kazançlarıniz bol olsun. YÖNETİM
Dernek Telefon: 02623239131 Kocaeli Ardahan İli Göle İlçesi Yiğitkoğı Köyü Kültür ve dayanışma Derneği

Dernek hesap no : Ziraat Bankası Kocaeli Şubesi 
İban: TR650001000163366769525001





Derneğimizin Hesap Numarası

Değerli Türkeşen'liler saygı ve sevgilerimizi sunarak sizlere seslenmek istiyoruz.Bizler yeni yönetim olarak Gelecek kuşaklara İzmit'te de bir evimiz olsun amacıyla yola çıktık.Yardımlarınız için sizlere ulaşmaya çalışıyoruz. Ulaşamadığımız değerli köylülerimiz derneğimiz telefonuna ulaşarak yapacakları yardımları bildirirlerse çok memnun oluruz.Değerli köylülerimiz hepimizin bu yolda bütçemize göre elimizi taşın altına koymamız gerekiyor.Lütfen ilginizi bekliyoruz.Bizleri yalnız bırakmayınız. İzmitde 270 haneyiz alacağımız yer 100 bin Türk Lirası hadi el birliği ile alalım kiradan kurtulalım.Hepinize şimdiden teşekkür ederiz kazançlarıniz bol olsun. YÖNETİM
Dernek Telefon: 02623239131 Kocaeli Ardahan İli Göle İlçesi Yiğitkoğı Köyü Kültür ve dayanışma Derneği

Dernek hesap no : Ziraat Bankası Kocaeli Şubesi 
İban: TR650001000163366769525001



Ziyaretçi Defteri

Son Yazılan Mesaj
Erdoğan ATMACA
Mesaj göndermeniz için üye olmanız gerek
Ziyaretçi Defteri - Görüşleriniz bizim için değerlidir...

Üye Girişi






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

SİTE TASARIM & PROGRAMLAMA - KDS | COMPETAN Bilgi Teknolojileri | Profesyonel Web Projeleri - Web Tasarım - Hosting - Alan Adı Tescili - Köy Dernek Sitesi - Köy Sitesi - Dernek Sitesi -  - Köy Dernek Web Sitesi - Köy Web Sitesi - Dernek Web Sitesi - Kişisel Web Sitesi - Şirket Web Sitesi - Kişisel Site - Şirket Sitesi - Şahıs Sitesi - Şahıs Web Sitesi