|
ANGUS Biz hep angutu bilen konuşan bir milletiz. Kızınca bazen angut diye sesleniyoruz. Bu anguslar bol et veren bir sığır cinsiymiş. Avustralyada yaygın yetişen bir sığır cinsi. Bol et verirlermiş. Siyah kıllı mıllı bir canlı işte. Avustralyanın geniş otlaklarında kanguruların zıplaması arasında büyüyen , etlenerek mezbahaya yatırılacağı günü sabırla bekleyen sığırlar işte. Neyse bizim memlekette et kıtlığı var ya. Hayvancılığımız herkese ömür. Ayrıca akılsız anlamına gelen angut diye bir deyim var bizde. Angus bir sığır cinsi angut da bir kuş cinsiymiş. Neyse anguslarla ilgili haberleri duyunca aklıma angutlar da gelmiş oldu. Aralarında bir biyolojik bağ yok. Sadece şairler açısından kafiye olsun diye angut ve angus benzerliğinden yararlanılabilinir o kadar. Asıl konumuza dönelim. Malum memlekette et kıtlığı var. Ya da et fahiş bir şekilde pahalı. Elin gavuru eti 5 liraya yerken biz 25 liraya bulamıyoruz. Bulamıyoruzu iki türlü anlamak lazım. Bazılarımız 25 lirayı bulup et alamıyor, bazıları da parayı buluyor eti bulamıyor. Tam bu sırada Anguslar devreye giriyor. Güle oynaya uçağa atlayıp okyanus ötesinden Türkiyedeki havaalanlarına iniveriyorlar. Angus bu dinler mi. Hemen havalanının beton zemininde kurbanlık tosunları kovalamakla meşhur zabıtalarımızın yakamla becerilerini ölçmek için ufak bir kaçma denemesi yapıyorlar. Televizyonlarda flaş haber. Anguslar havaalanında kaçtılar. Bizim hava alanları hayvanlara alışıktır. Hatta otobüslerde tavuk, kaz hindi taşınmasına az mı şahit olduk. Bu et sorununu çözmek için aklı evveller Avustralyadan angus ithal etmeyi düşünmüşler. Hem de damızlık. Bunlardan seksen sekiz tanesini uçakla getirmişler. Bizim uçağa binmemiş vatandaşlarımız, uçağa binmiş angusların etini yiyecekler yakında. Nasılsa gökyüzünde gelirken hava vitamini de almışlardır. Hostesler anguslara iyi ikram yapmış olmalılar ki onca uzun yola rağmen enerji kaybetmedikleri havaalanındaki koşuşmalarından belli. Memleketi de yadırgamamışlar. Kendi vatanları gibi özgürce kaçıyorlardı. Tören ve şatafatla ülkemize buyur ettiğimiz anguslar şimdi Artvin mi bilmem nereye gönderilmişler. Damızlık olarak yetişsin, büyüsün yeni yavrular yaparak çoğalsın diye. Gariban anguslar Avustralyanın düz otlaklarına alışmışlar ya. Artvin de maşallah her tarafı düm düz bir yer. Anguslara iyi gelir. Öyle yokuşları çıkacak, derelere inecek değiller ya. Neyse Her şey güzel de anguslar otlarken çevrelerinde kanguru görmeye alışkın olduklarından dile gelip yetkililerden biraz da kanguru ithal etmelerini istemişler. Ama bizim Türkiyede bulunan angut kuşları onlara kangurular gelinceye kadar otlaklarda, sulaklarda eşlik ediyorlarmış. İşte böyle. Hatta anguslar hızla büyüyecek ve artık etin kilosu beş liraya kadar inecekmiş. Korkulan şey anguslarla birlikte gelen kangurular da kesilerse çok matrak olacak. Son günlerde o kadar çok farklı hayvan eti yedik ki bir de kanguru eti olsun ne olur? Anguslar Türkiyeye geldi ya. Artık canlı hayvan tarihimizde bir milat da gerçekleşmiş oldu. Artık olayları angutsan önce ya da angutsan sonra diye anlatabilir hatta yazabiliriz. Bu arada bir zamanlar yedi sekiz sürüyü otlağa süren garibim Türkeşende sadece 600 tane büyük baş hayvan kaldığını belirtmem neden anguslara muhtaç olduğumuzun bir cevabı olabilir belki. Yoksa siz angusu hala ünlü bir gitarist mi zannediyorsunuz?
TUNCER AVCI
|